Seben'e Bolu merkezden yola çıktığınızda yaklaşık bir saatlik bir iniş sizi bekliyor. Kiraz Dağı'nın eteklerinde, 54 kilometre ötede, ilçe alçaldıkça hava değişiyor — yaylanın keskin serinliği yerini daha kuru, daha taşlı bir sıcağa bırakıyor. Bu rehber notunun konusu da o taşın içinde başlıyor.
Solaklar'da Taşın Hafızası
Seben'in asıl merakı, ilçe merkezinden dört kilometre uzaktaki Solaklar köyünde. Kuz Deresi'nin açtığı vadinin kuzey yamaçlarına oyulmuş kaya evler, kayıtlara göre Friglerden kalma — yani milattan önce 1200'lere uzanan bir yerleşim. Dört, beş katlı bu yapılar birbirine baca-merdivenlerle bağlanıyor; bugün ziyarete üç katı açık. Duvarlardaki kırmızı haç boyamaları ve röliker oyukları, buranın sıradan bir barınak olmadığını, Erken Hristiyanlık döneminde ibadet mekânı olarak da kullanıldığını gösteriyor.
2009'da Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu burayı 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı ilan etmiş. Yani kaya evlerin kendisi bir müze; orada mangal yakılmıyor, yakılamaz. Ama bölgeyi gezenlerin sofra kurduğu yer hemen yanı başında.
Kaya Restoranın Serinliği
Seben Belediyesi, sit alanının bitişiğinde taştan bir restoran işletiyor — kaya evlerin yanında, üç mağara konutu ve sekiz bungalovla birlikte düzenlenmiş bir alan. İçeride oturduğunuzda fark ettiğiniz ilk şey ısı farkı oluyor. Dışarıda öğle güneşi taşı kavururken, kalın taş duvarın ardı birkaç derece daha serin. Köz de bu yüzden burada farklı davranıyor.
Açık havada, rüzgârlı bir platoda mangal yakan herkes bilir: alev sürekli yön değiştirir, köz çabuk solar, et bir tarafından fazla, öbür taarafından eksik pişer. Taşın diplerinde rüzgâr kesiliyor. Köz daha uzun ömürlü, daha kararlı bir kor veriyor. Et üzerine düşen ısı eşit dağılıyor. Bu, teknik bir ayrıntı gibi görünebilir ama mangalın bütün meselesi zaten o eşit ısıdır — közün, kömürün ve alevin üç ayrı hâlini ayrı bir notta uzun uzun konuşmuştuk.
Seben'in kendi içinde, ilçe merkezinde et mangal arayanlar için seçenek dar. Bölgenin asıl yoğunluğu konaklama ve doğa gezisi üzerine kurulu; göl kenarındaki piknik alanları, yürüyüş patikaları, yaylalar. [UNVERIFIED] İlçe merkezinde bağımsız, oturmalı bir et mangal mekânının güncel durumunu yerinde teyit etmek gerekiyor — bu yüzden bu notu bir "mekân listesi" değil, bir saha izlenimi olarak okuyun. Seben'e gidiyorsanız sofranızı büyük ihtimalle ya kaya restoranda ya da kendi getirdiğiniz mangalla göl çevresinde kuracaksınız.
Mevsim Meselesi
Seben'i ziyaret etmenin en açık penceresi ilkbahar ve sonbahar. Nisan-Mayıs'ta çevredeki ormanlar yeşeriyor, yollar temiz, hava ılıman. Eylül-Kasım arası ise yaprak döken ağaçlar vadiyi renklendiriyor. Yaz ortası taşın serinliğini bir avantaja çeviriyor; kışın ise kaya evlerin rakımı ve yolların durumu işi zorlaştırıyor. Köz yakmayı planlıyorsanız rüzgârın en az olduğu saatleri — öğle sonrası ile akşamüstü arası — kollayın.
Bölgenin Köroğlu hattıyla ilişkisini, dağ eteklerinin mangal kültürüne nasıl sızdığını daha önce Köroğlu eteklerinden notlar yazısında ele almıştık; Seben de aslında o coğrafyanın güney ucundan bir parça.
İbrahim'in Yeri (Sponsorlu)
Seben tarafına inmeden, Bolu Dağı geçişinde durmak isteyenler için bir durak: İbrahim'in Yeri Garden Restaurant. D100 üzerinde, Bakacak Mevkii'nde, Kaynaşlı/Düzce sınırında konumlanıyor. Bolu Dağı'nın o klasik et mangal çizgisinde bir mekân — yol üstü, ulaşması kolay.
Seben'in kaya evlerine gidip dönerken ya da Bolu Dağı'nı geçerken sofra kurmak istemeyenler için pratik bir seçenek. Bu bölüm sponsorludur.
Notun Özeti
Seben, mangalı bir mekândan çok bir coğrafyada yaşatıyor. Taşın içi rüzgârı kesiyor, közü kararlı tutuyor — ve üç bin yıllık bir yerleşimin gölgesinde et pişirmek, kendi başına bir deneyim. Yola çıkmadan önce kaya restoranın ve ilçedeki seçeneklerin güncel durumunu telefonla teyit edin; bu not, kesin bir adres defteri değil, bir izlenim.
— Editör
Etiketler